Kuantum Devrimi belgeselini aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz:
http://video.google.com/videoplay?docid=4888246201187415557&hl=en
Bu yazı toplamda 614, bugün ise 3 kez görüntülenmiş
->
Bir sevda arıyorum hiç bitmesin. Yerini gitmelere terk etmesin.Ayrılıklar hiç yaşanmasın.
Yunus Emre gibi dillere destan olsun. Aşık Veysel gibi dizelerde yerini bulsun. Yanık türkülerde yıllar yılı yankılansın. Şemsini arayan Mevlana gibi..
Öyle bir sevdaki döneyim Mevlana gibi. Döndükçe mest olayım. İçeyim aşk şerbetini. İçtikçe aşkı bulayım.
Ey saki su içmek söndürür mü bu aşkı. Getir bana aşk şarabını, bu kadehten içeyim.
Şemsimi göreyim. Mevlana gibi döneyim. Döndükçe kendimden geçeyim.
Aşk şarabının sarhoşu olayım.
Artık gerekmez bana dünyanın hazineleri. Aşkın hazinesini bulan neylesin dünyayı, dünyada kalanları.
Gerekmez bana dostluklar. Sadık dostu bulan neylesin başka dostlukları.
Ey şems kendimi sende buldum. Aşkınla bende oldum. Yıllarca maşuku aradım durdum.Hazineler peşinde koştum. Hazineyi bende buldum.
Gelin canlar gelin içelim sarhoş olalım kendimizden geçip aşkı bulalım. Candan geçip canan ile olalım. Canan candan içeri.
Bırak dünyayı ve dünyada kalanları..
Yetmez mi sana bu aşk..
Aşkı bulduysan dünyayı ehline bırak..
Dünya sarhoşlarından uzaklaş. Dünya kovalayandan kaçar.Kaçanı kovalar. Öyle kaç ki dünya yetişemesin sana..
Dünyanın yükü altında ezilirsin sonra. Geçici aşklar gönlünü oyalar. Gerçek aşka perde olur.
Ahmet AKYILDIZ
Bu yazı toplamda 105, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Dün akşam “Sıra dışı” isimli filmi izledim.Kadının kocası trafik kazasında ölüyor ve bir süre sonra esrarengiz bir şekilde kocası eve dönüyor.Kadın kaza öncesi ve kaza sonrasını kapsayan bir haftalık süreci yaşıyor.Kaza Çarşamba günü gerçekleşiyor ve bunu önlemek için mücadele ediyor.Film dram,gerilim,romantizm içeriyor.Bende, hayatın anlamıyla ve zamanın değeriyle ilgili farkındalıklar kazandırdı.Gizemli filmlerden hoşlananların izlemesini tavsiye ederim.
Filmin afişini ve film hakkında internette bulunan açıklamayıda aşağıda paylaşıyorum:

Linda çok güzel bir evde iki çocuğu ve onu seven kocasıyla yaşamaktadır. Mükemmel hayatı, bir gün kocasının trafik kazasında öldüğü haberiyle sarsılır. Ertesi sabah uyanıp kocasını yanında sağlıklı bir şekilde bulduğunda, yaşadıklarının bir rüya olduğunu düşünür. Kısa bir süre sonra aslında gördüklerinin rüya olmadığını anlar. Ailesini kurtarmak için zamana ve kadere karşı gözü dönmüş bir halde yarışır.
Bu yazı toplamda 74, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Sıradışı bir belgesel
Ne Biliyoruz ki? biz kimiz, nereden geldik, nereye gidiyoruz, dürtülerimiz nelerdir gibi konular üzerinde düşünmemizi sağlayan bir belgesel.
Varoluşumuzu sorgularken, pek çok ünlü bilimadamı, öğretmen, ruhani lider, hekim ve profesörün görüşlerinden de destek alıyor.
Oscar ödüllü Marlee Matlin’i filmde kocası tarafından aldatılan ve içine düştüğü boşlukta hayatın anlamını sorgulamaya çalışan bir fotoğrafçı rolünde izliyoruz. Onun hikayesine paralel olarak da konu hakkında bilirkişi röportajları geliyor perdeye. ABD’de tüm zamanların en çok hasılat yapan üçüncü belgeseli olan Ne Biliyoruz ki?, yaşama dair farklı bir bakış açısı, radikal görüşler sunan, bir kapı aralayan, izleyicinin pek çok şeyi sorgulamasına neden olan sıradışı bir belgesel. Bilim ile mistisizmin biraraya geldiği bu yapım, sıradışı, aykırı belgesellerden hoşlananlar için.
NE BİLİYORUZ Kİ?
Yön: William Arntz, Betsy Chasse, Mark Vicente
Oyn: Marlee Matlin, Elaine Hendrix, Barry Newman
Tür: Belgesel
Süre: 109 dk.
K O N U
Kocası tarafından aldatılan ve mesleği olan fotoğrafçılıktan giderek soğumaya başlayan Amanda (Oscar ödüllü oyuncu Marlee Matlin) giderek yaşamda kaybolduğunu hissetmekte ve anti depresanların içinde boğulmaktadır. Ancak ümitsizliği çok yakında kırılacak, “şans” eseri tanıştığı birçok yabancı ona düştüğü zor durumun nedenlerini göstererek kendini bulması için gerekli cevapları sağlayacaktır. Amanda, kendini Harikalar Diyarı’ndaki Alice gibi olağanüstü bir deneyimin içinde bulur ve yavan ilerleyen günlük yaşamı gözlerinin önünde bir yumak gibi açılır. Sıradan gerçekliğin altında işleyen düzen artık gözlerinin önündedir.
NE BİLİYORUZ Kİ? günümüz için radikal olarak adlandırılabilecek fikirleri milyonlarla buluşturuyor. Çalıştıkları alanların ön safhalarında ilerleyip, keşfedilmemiş bucak bırakmamaya niyetli olan bilim adamlarının desteği ise, filmin bilinmeyene doğru yaptığı yolculuğu iyice güçlendiriyor.
İşte alanlarında uzman olan, araştırmalarıyla çığır açmış toplam 14 fizikçi, biyolog, anestezi uzmanı, psikiyatrist, ruhani lider ve hekimlerden bazıları:
Willliam Tiller, Ph.D. – Stanford Üniversitesi Madde Bilimi ve Mühendisliği bölümünde profesörlük yapmış olan William Tiller, metalurji ve katı madde fiziği konusunda Amerikan hükümetine danışmanlık da yapmış. Yayımlanmış 250’den fazla makalesi olan Tiler, aynı zamanda Parapsikoloji ve Tıp Akademisi’nin kurucularından.
Amit Goswami, Ph.D.- Nükleer fizik konusunda uzmanlaştıktan sonar 32 sene boyunca Oregon Üniversitesi’nde fizik eğitimi veren Goswami, halen Amerika ve Brezilya’da çeşitli kurumlarda eğitim veriyor. Quantum mekaniği hakkında bir ders kitabı yazan Goswami’nin diğer kitaplarından bazıları “The Self-Aware Universe”, ”Quantum Creativity”, “Physics of the Soul” ve “The Visionary Window”.
John Hagelin, Ph.D.- Dünyaca ünlü bir kuantum fizikçisi olan John Hagelin, Avrupa Zerre Fiziği Merkezi ve Stanford Çizgisel Hızlandırıcı Araştırma Merkezi’nde, çığır açan araştırmalara imza atmış. Çarpıcı buluşları nedeniyle, “bilim ve teknoloji alanında topluma yaptığı hizmetlerden ötürü” prestijli Kilby Ödülü’nü kazanan Hagelin, “Einstein, Jeans, Bohr ve Eddington geleneğinden gelen” bir bilim adamı olarak nitelendiriliyor.
Fred Alan Wolf, Ph.D.- Kuantum fiziği alanında ve bilinç ile ilgili yaptığı çalışmalarla ünlenen Fred Alan Wolf, uzayda yol alabilmek için geliştirilen nükleer ateşleme sistemi Project Orion’da çalıştıktan sonra, bilinç, fizyoloji ve ruhaniyet arasındaki ilişkiyi araştırmaya koyulmuş. Araştırmaları onu, ünlü fizikçi David Bohm’la yaptığı uzun görüşmelerden, Peru’nun büyülü ve gizemli ormanlarına, Werner Heisenberg’le buluşmalardan, Meksika’nın çöllerine kadar birçok farklı yere götürmüş. Amerika’da Bilim alanında Ulusal Kitap Ödülü’nü kazanan “Kuantum Sıçramasını Yapmak” dahil 10 kitabı bulunan ve San Diego, Paris, Kudüs ve Londra’da saygın üniversitelerde profesörlük yapmış olan Wolf, Discovery Channel’ın da daimi danışmanlarından biri.
David Albert – Kuantum mekaniğinin felsefi sorunları ve Uzay ve Zaman Felsefesi konusunda uzman olan, “Kuantum Mekaniği ve Deneyim” ve “Zaman ve Şans” adlı kitapların yazarı olan Dr. David Albert, aynı zamanda Columbia Üniversitesi’nde Fiziğin Felsefi Temelleri bölümünün direktörü.
Jeffrey Satinover, M.D.- Asıl ilgi alanı olan fizik teorisine ara verip yirmi yıldan fazla bir süredir psikiyatristlik yapan ve New York’daki C.G. Jung Vakfı’nın başkanlığını yürütmüş olan Satinover, Harvard ve Yale üniversitelerinde eğitim vermiş. Kimilerince “21. yüzyılın ilk büyük kitabı” olarak adlandırılmış “Kuantum Beyin”in yazarı olan Satinover, araştırmalarına Yale’de devam etmekte.
ÖVGÜ DOLU ELEŞTİRİLERDEN BİRKAÇI
“Belgesel ve kurmacanın, bilim ve mistisizmin sarsıcı bir melezi…”
Kevin Crust, Los Angeles Times
“Bu filmi kuantum fiziğinin “Matrix”i olarak düşünün… Kuvvetli büyüsü ve yaratıcılığıyla giriş düzeyinde, risksiz bir aydınlanma fırsatı.”
Michael Rechtschaffen, The Hollywood Reporter
“Bildik konseptleri darmadağın eden, zekasını göstermekten çekinmeyen bir film.”
Bill Muller, The Arizona Republic
“”Ne Biliyoruz ki!?” bazılarını heyecanlandırıyor, bazılarını alarm durumuna geçiriyor ama cazibesiyle herkesi şaşırtıyor.”
Stephen Humphries, The Christian Science Monitor
“Günlük olayları bilimsel bulgularla aynı çizgiye getirmek için atılmış son derece etkileyici bir adım.”
Sid Smith, Chicago Tribune
Bu yazı toplamda 210, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Yapım : 2007, ABD
Tür : Dram / Psikolojik
Yönetmen : Pinchas Perry
Senaryo : Pinchas Perry, Pinchas Perry (Kitap), Irvin D. Yalom (Kitap)
Oyuncular : Armand Assante, Jamie Elman, Ben Cross, Katheryn Winnick, Andreas Beckett
Yapımcı : Avi Lerner, Boaz Davidson, Pinchas Perry, Danny Dimbort, Kristina Nikolova
Görüntü Yönetmeni : Georgi Nikolov
Müzik : Sharon Farber
Süre : 1 saat, 45 dk.
Gösterim Tarihi : 2 Ağustos 2007
Özet
19. yüzyıl Viyana’sı… çok hoş ve alımlı bir kadın olan Lou Salome, dönemin meşhur doktoru Breuer’i ziyarete gelir ve henüz iki kitabı basılmış ve pek tanınmayan filozof Nietzsche ye yardım etmesi için rica da bulunur. Ona göre, Nietzsche nin yaşamakta olduğu duygusal çöküntü nedeniyle, Avrupanın kültürel geleceği tehlikededir… Dr.Breuer ilk etapta bu teklife sıcak bakmamasına rağmen, Salome’un çekiciliğinden etkilenir ve teklifi kabul eder. Dr.Breuer in, Nietzsche ile tanışmasıyla hayatı değişecektir. çünkü bu adam, çok farklı fikirleri olan, sıradışı biridir. Ve bir süre sonra, hasta ile doktorun yer değiştireceği diyaloglara gebe olacak bir tanışma olacaktır bu…Irvin D. Yalom’un aynı isimli, basıldığı 1992 senesinde çok ses getiren kurgu romanından uyarlanan bu filmde, Psikanalizm in öncüsü Sigmund Freud’un gençliği ile de karşılaşıyoruz.
Bu yazı toplamda 74, bugün ise 2 kez görüntülenmiş
Dr Aidin Salih’in Tıp dünyasında çok farklı ve doğal tedavi önerileri içeren Gerçek Tıp “Yitik şifanın izinde” isimli kitabından bazı bölümleri sizlerle paylaşıyorum.
Birde yaklaşık 1 saatlik Dr Aidin Salih’in tv program videosunu aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz:
http://video.google.com/videoplay?docid=2018471911298697580&hl=tr

Çağdaş tıp müthiş bir hızla ilerliyor ve yeni tedavi yöntemleri geliştiriyor. Bunlarla daha sağlıklı olmayı beklerken acaba daha çaresiz hale mi geliyoruz? Her geçen gün yeni bir hastalık ortaya çıkıyor ve hastalıkların direnci artıyor. Bu da görünüşte daha etkili, ancak gerçekte daha tehlikeli ilaçların denenmesi anlamına geliyor. Ameliyatlar, gen teknolojisi, kimyevi ve nanoteknolojik ilaçlar, sezaryenler, yapay besinler, kan ve organ nakilleri gerçekten de kaçınılmaz yöntemleri? Tüm bunlarla tedavi olabiliyor muyuz, yoksa gittikçe daha fazla mı hasta oluyor, ilaçlara bağımlı hale geliyoruz? Sağlıklı olmak bu kadar zor ve karmaşık olabilir mi?
Biyolog ve Doktor Aidin Salih, Gerçek Tıp’ta, unutulan şifa kaynaklarını, çağdaş insanın karşılaştığı tüm sağlık sorunlarına karşı kullanılabilecek biçimde tekrar canlandırıyor.
Gerçek Tıp, hastalıkların gerçek sebeplerini, hastalıklara karşı çaresiz olmadığımızı, ilahi kanunları çiğneyerek şifaya ulaşılamayacağını ve yitirdiğimiz şifanın izini tekrar sürebileceğimizi anlatırken, sade ve hikmet dolu bir gerçeğe işaret ediyor.
Tüm sağlık meselelerinin gerçek bir tıp yaklaşımıyla ele alındığı bu çalışmayla “az yiyerek” ve “doğru beslenerek” sağlığınızı koruyabilir, önerilen tedavi yöntemleriyle hastalıklarınızdan kurtulabilirsiniz.
“Allah, şifasını vermediği hiçbir hastalığı yaratmamıştır. Onu bilen bildi, bilmeyen de bilmedi” (Buhari, Kader, 4)
Arka Kapaktan
Not: Kitap piyasada şuan bulunmuyor.Kitapçılarda epey aradım bulamadım.Yayınevinden yani aşağıdaki isteme adreslerinden temin edebilirsiniz:
Gerçek Tıp – Yitik Şifanın İzinde
Dr. Aidin Salih
İstanbul, 2007
Yazı Yayıncılık
(0212) 518 30 06
(0212) 533 28 58
Gerçek Tıp Facebook grubu: http://www.facebook.com/group.php?gid=87935954839
Bu yazı toplamda 130, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Boşanmış bir fotoğrafçı olan Amanda, günlük hayatın olağan kabul ettiği gerçekliğinin sırrına ermeye başladıkça kendini Alice’in, Harikalar Diyarı’nda yaşadıklarına benzer bir deneyimin içinde bulur.
Orjinal Adı: What The Bleep Do We Know?: Down The Rabbit Hole
Yapım Yılı: 2004
Ülke: ABD
Yönetmen: William Arntz, Betty Chase
Oyuncular: Marlee Matlin
Türkiye’de Mevcut mu?: Mevcut değil.
Konu: İNSANIN VAROLUŞ NEDENİ NEDİR? ETRAFIMIZDA GÖRDÜKLERİMİZ GERÇEK MİDİR? TANRI VAR MIDIR?
“Tavşan Deliğinden Aşağı!”, insanın kendine sorduğu bu soruların yanıtları kuantum fiziği sayesinde önümüze getiren yarı belgesel yarı kurmaca bir film. Boşanmış bir fotoğrafçı olan Amanda, günlük hayatın olağan kabul ettiği gerçekliğinin sırrına ermeye başladıkça kendini Alice’in, Harikalar Diyarı’nda yaşadıklarına benzer bir deneyimin içinde bulur. Dünyası bizim dünyamızdır; ama gerçek olarak kabul ettiğimiz her şey aslında kuantum fiziğinin bir parçasıdır.
Bu yazı toplamda 75, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Geçen hafta internette araştırma yaparken daha önce duymadığım ilginç ve sıradışı bir kitap paylaşım yöntemi karşıma çıktı.Biraz araştırma yaptığımda avrupada birçok ülkede bunun bir hayli yaygın olduğunu öğrendim.Ülkemizde de kitap okumanın yaygınlaşması adına sosyal sorumluluk düşüncesiyle burada sizlerle paylaşayım istedim.Bu konuda okuduğum bir yazıyı sizlere aynen aktarıyorum:
“Park, vapur, telefon kulübesi, metro, kumsal vb gibi halka açık yerlere başkaları okusun, ve okuyan da gene halka açık yerlere bıraksın diye dünyaya armağan edilmiş kitaptır.
Eğer kitabı gezmeye ilk çıkaracak kişi sizseniz, kitabın iç kapağına bunun gezgin bir kitap olduğunu, severek okuduğunuzu, kitabı bulandan tek ricanızın ise okuduktan sonra gene aynı şekilde kolayca bulunabilecek bir yere koyması olduğunu yazıyorsunuz. Ayrıca kitaba bir numara verip, bıraktığınız yeri yazıyorsunuz.
Kitap numarası kitabın kaçıncı elden geçtiğini gösteriyor. Mesela ben seğmenler parkına bıraktığım kitap için “1/ankara-seğmenler parkı” yazıyorum, siz bulup “aa ben de bunu okumayı istiyordum zaten” deyip alıyorsunuz, bitirince “2/karaburun” diyorsunuz (tatile karaburun’a gitmişsiniz ve kitap orada bitmiş mesela). Kitabı bulan bir başkası da “vay be süper” diyor, alıyor okuyor ve bir bakıyoruz “3/mardin-öğretmenler evi” yazmakta kitapta şimdi…
Bu gezgin kitap (bookcrossing) 2005 yılında radikal gazetesinin ardarda haberleri ile hafifçe parlamıştı ülkemizde. Ancak gündemden düştüydü bir yılda. Kitap okutmak ve sevdirmek için güzel bir yöntem oysa. Elbet, ülkemizde bu anlayış yerleşene kadar kitapların çoğu gezemeden demir atacak ilk bulanın evine. Ama olsun bir kişi bile bir başarıdır; hem yılmazsak zamanla tutacaktır.
Bu gezgin kitap kavramı ile ilgili bir de internet sayfası var, www.bookcrossing.com diye. Burada gezintide olan kitapları görebiliyor, ve gezmeye çıkardığınız ya da gezerken kulağından tutup getirerek okuduğunuz kitapları buraya kaydedebiliyorsunuz. İstatistiklere göre şu an kayıtlı 790.000 kullanıcı sayesinde 5.775.000 küsur kitap, 130 ülkede dolaşımdaymış bu “gezgin kitap” yaklaşımı sayesinde. Bu, sahipsiz, anarşist bir dünya kütüphanesi aslında; ve inat edildikçe iyi işliyor.
Not: gözüme üç kitabı kestirmiştim, bu hafta bir ara seğmenler parkına “gezsinler bakalım” diyerek salıyorum.* tabii dişleri için bir şeyler arayan köpeklerin erişemeyeceği yükseklikte bir yere koyayım. Hatta 6-9 ağustos hiroşima-nagazaki anma günlerindeki, akkuyu nükleer karşıtı buluşmaya gidersem, birkaç kitabı da akkuyu henüz radyoaktif değilken salarım, hayat motel kumsalına.*
Az önce, akşam parka bırakacağım kitabın kaydını www.bookcrossing.com adresine girerken son 2 saat içinde zülfü livaneli’nin “son ada” kitabının ankara’da bir belediye otobüsüne bindiğini gördüm.* bu arada antalya’da hotel sera’da da bir tane kitap (”das auge gottes”) almanca bilen bir sivili bekliyormuş, duyurulur.
Konuyu önemli gördüğümden, biraz istatistik geçiyorum:
Dünyada son 30 günde çayıra salınmış gezgin kitap sayıları:
Türkiye: 3
Etiyopya: 2 (hahaa, nasıl da geçtik etiyopya’yı)
Zimbabve: 4
Bolivya: 4
Kıbrıs: 4
Hırvatistan: 5
Kazakistan: 6
Endonezya: 7
…
Malezya: 27
Meksika: 123
Yunanistan: 284
…
Finlandiya: 806
Hollanda: 1402
Almanya: 5199
İngiltere: 5999
Abd: 11102
Yorum yapma gafletine düşmek istemiyorum…
Not: türkiye’deki sayı bu akşam da 4′e çıkacak.
[sargon, 04.08.2009 13:02] #38161 !
Dolaşıma sivil destek versek, türkiye’de ki kitap sayısını en azından endonezya’nın önüne geçirsek *… Ama yapılacak ve yapılması gereken şey neler, yeniden öğrenmek lazım, kitabın baş tarafına bir şeyler yazılması gerekiyordu diye hatırlıyorum, eğer böyle bir yazı örneği konulursa bu başlığın altına, yarın itibariyle istanbul’dan bir kitabı da ben dolaşıma sokabilirim…
Aslında, bir etiket hazırlayıp word dosyası haline getirip basmıştım.* bir a4 sayfasına 4 etiket sığıyor. Birini kesip kitabın iç kapağına yapıştırıverdim. Sonra da kimsenin görmediği bir anda kitabı unuttum parkta.*
Etiket şu (gerçi ufak bir de koşan kitap logosu var sağ üst köşesinde):
”
Gezgin kitap
Bu kitap park, vapur, telefon kulübesi, otobüs, metro, kumsal vb. Gibi halka açık yerlere başkaları okusun, ve okuyup bitiren de gene halka açık yerlere bıraksın diye dünyaya armağan edilmiş bir gezgin kitaptır.
Aşağıdaki bcid numarasını www.bookcrossing.com adresine girerek bu kitabın gezi hayatını görebilirsiniz. Ve kitapla işiniz bitince gene bu adrese girip nereye bıraktığınızı yazarsanız sizden sonra okuyacaklar da bu kitabın seyir defterini görebilir. Ek olarak, bu yazının altına da kitabı okuyan kaçıncı kişi olduğunuzu ve bıraktığınız yeri bir kesme işareti ile ayırıp yazarsanız ( .. / …… şeklinde) interneti olmayanlar da bu gezgin kitap nereleri gezmiş bilebilir.
Keyifli okumalar 
Bcid:
”
Not: gülen yüz de etiketin bir parçası diye bilinçli bıraktım, yıldız içine almadım.
Saat 16 gibi istanbul’da tkv/afs ofisi’nde nermin vahid’in “boğazdaki kırmızı köşk” adlı kitabı da gezmeye çıkarılmış… Yakınlardaki sivillere duyurulur. Böylece 4 etti türkiye’deki rakam, yetişebilirsem birkaç saate 5 olacak…
Bekle bizi endonezya; geçeceğiz kültürde seni.* ”
sivilsozluk.com’dan alıntıdır
Bu yazı toplamda 55, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

iyilik yap iyilik bul filmi
Pay It Forward – (İyilik Bul, İyilik Yap)
11 yaşındaki Trevor annesi ve babası ayrı yaşayan bir çocuktur. Doğal olarak psikolojik sorunlarıyla birlikte okul hayatının da iyi gitmesi beklenmemektedir. Fakat daha okulun ilk gününde Trevor sıradışı bir hocayla tanışır. Hocası Eugene ona ütopik teorisinden bahseder. Bu teoriye göre her kişi üç kişiye iyilik yapacak böylece dünya daha iyi olacaktır…
Bu yazı toplamda 54, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
İzlenmeye değer bir film.Hayat amacıyla ilgili farkındalıklar katıyor.Terapi tadında bir film..

ya şimdi ya da asla filmi
Tür : Dram / Komedi / Macera
Gösterim Tarihi : 1 Şubat 2008
Yönetmen : Rob Reiner
Senaryo : Justin Zackham
Görüntü Yönetmeni : John Schwartzman
Müzik : Marc Shaiman
Yapım : 2007, ABD , 97 dk.
Oyuncular
Jack Nicholson (Edward Cole) , Morgan Freeman (Carter Chambers) , Sean Hayes (Thomas) , Beverly Todd (Virginia Chambers) , Rob Morrow (Dr. Hollins) , Alfonso Freeman (Roger Carter) , Rowena King (Angelica) , Annton Berry Jr. (Kai) , Verda Bridges (Shandra) , Destiny Brownridge (Maya) , Brian Copeland (Lee)
Apayrı dünyalara sahip milyoner Edward ile araba tamircisi Carter’ın yolları, kanser hastalığı sebebiyle bir hastane odasını paylaşmalarıyla kesişir ve sadece iki ortak noktaları olduğunu keşfederler: Hayatlarının kalan kısmını yapmak istedikleri her şeyi yaparak geçirme arzusu ve kendileriyle barışma ihtiyacı.
Hayatları boyunca yapmak istedikleri herşeyin bir listesini yapıp hastaneyi terkeden iki arkadaş, birlikte araba seyahatine çıkarlar ve bu süreçte dost olup, hayatı dolu dolu, hoşgörü ve mizahla yaşamayı öğrenirler.
Bu yazı toplamda 63, bugün ise 2 kez görüntülenmiş
Son Yorumlar