SEVMEK
SEVMEK
Kişi sevdiğiyle olmak ister!
Sevdiğinin hâliyle hâllenir… Sevgisi kadarıyla, onunla yaşar!
Sevginin ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz için, çoğunlukla, “beğeni” ile “sevgi“yi birbirine karıştırırız…
“Beğeni” yanında “sahip olma” arzusuyla açığa çıkar!
Bir nesneden hoşlandığında, beğendiğin şeye sahip olmak ve üzerinde tasarruf edebilmek arzusuyla yaşarsın…
Bu tüm mahlûkatta çok yaygın bir duygudur!
Kimi, beğendiğini cebine sokar; kimi beğendiğine tasma takıp yanında taşıyarak onunla hava atmak ister; kimi yakalayıp inine sürükler… Her mahlûk yaradılış fıtratına göre, beğendiği üzerinde tasarruf etmek ister.
“Sevmek” ise bundan çok farklıdır… Read more…
Kategoriler: Farkındalık Etiketler:
ÖZ BİLİNÇ
ÖZ BİLİNÇ
İnsanın, saf, bütün mükemmel ve gerçek halidir.
Öz Bilinç, tüm sevginin, gücün, bilginin ve güzelliğin enerjisini saklar içinde, değişmez ve bozulmaz. Hiçbir zaman tamlığından ve bütünlüğünden bir şey kaybetmez.
Siz kendinizi zayıf, güçsüz ve çaresiz sandığınızda, o bütün çözümleri biliyordur.
Siz kendinizin kirlenmiş, günahkar ve yoldan çıkmış olduğunuza inandığınızda, o tertemiz olduğunuzu bilir.
Siz, artık bir adım bile atamayacağınızı sandığınızda, o yolu yarılamıştır bile.
Kafanız karmakarışık olduğunda, onun bulunduğu yerde müthiş bir düzen vardır.
Kimsesiz olduğunuzu düşündüğünüzde, o sizin kimsenizdir. Read more…
Kategoriler: Farkındalık Etiketler:
İÇ ÖZGÜRLÜK
İÇ ÖZGÜRLÜK
“insanlar hızla akan yaşam nehrinin yanında kendilerine küçük bir havuz kazarlar, iste o havuzda kokuşur, o havuzda ölüp giderler.” İşte böyle diyordu, 1900′lü yılların başında Krisnamurti…
Krisnamurti, bu yüzyılın başlarında dünyamızda yeni yeni ortaya çıkmakta olan özgürlük anlayışının ilk kıvılcımlarını çakan, büyük bilgelerden biridir. Özellikle Batı dünyasında son yıllarda onun değerini çok daha iyi anlamaya başlamıştır. Read more…
Kategoriler: Farkındalık Etiketler:
Yalnızlık içinde insanın kendisi ile yüzleşmesi çok korku verici,çok acı verici. Ne yapmalı? Osho
Yalnızlık içinde insanın kendisi ile yüzleşmesi çok korku verici,çok acı verici. Ne yapmalı? - Osho
Çok korku ve acı vericidir ve insanın bu acıyı çekmesi gerekir. Ondan kaçınmak için hiçbir şey yapılamaz, zihni başka yöne çevirmek için hiçbir şey yapılmamalıdır, ondan kaçmak için hiçbir şey yapılmamalıdır. Bu acı, bu ıstırap yalnızca yeni bir doğuma yakın olduğunu gösteren iyi bir işarettir, çünkü her doğumdan önce acı gelir. Bundan kaçınılamaz ve kaçınılmamalıdır da, çünkü bu senin büyümenin bir parçasıdır. Bu acı, bu ıstırap geleneksel olarak tapascharya, konforsuzluk olarak bilinir. Tapasın anlamı: zahmetli konforsuzluk, çaba.
Ama bı acı neden var? Bu anlaşılmalıdır, çünkü anlamak onu yaşamana yardımcı olur ve bilerek yaşarsan, ondan daha kolay, daha çabuk çıkarsın.
Sen yalnızken neden acı olur? İlk şey, egonun hastalığındandır. Egon başkaları olmadan var olamaz. O, ilişki içinde büyümüştür, yalnız başına var olamaz. Bu yüzden o, artık var olmayacağı bir durumda, boğuluyormuş gibi hisseder, ölümün eşiğinde hisseder. En derin acı budur. Ölüyormuş gibi hissedersin, ama ölmekte olan sen değilsin, yalnızca senin kendin olarak kabul ettiğin, özdeşleştiğin ego ölmektedir. O var olamaz, çünkü sana başkaları tarafından verilmiştir. Ego bir katkıdır. Read more…
Kategoriler: Farkındalık Etiketler:
Temiz Suyla Yaşamak: Huzuru, Barışı ve Rahatı Bulmak
Temiz Suyla Yaşamak: Huzuru, Barışı ve Rahatı Bulmak
Enerji Veren Enerji
Hayatınızı tam anlamıyla yaşayabilmeniz, önemli düzeyde pozitif enerjiye sahip olmanızdan geçer. Bu enerjiyi içinizde barındırabilmenin yolu da, rezonans sağlayabilmenizden geçer. Sözünüzü ettiğimiz bu rezonans, kendinizi sevgi ve minnettarlık duygularından gelen rezonansla donatmanızın ve bu rezonansı yaymanızın sonucunda ortaya çıkar.
Elbette bunları söylemek oldukça kolay. Ama bu rezonansı kendi kimliğimizin ve yaptığımız şeylerin bir parçası haline getirmemiz nasıl mümkün olabilir? Bu bölümde, bu rezonansa ve pozitif enerjiye nasıl sahip olabileceğimiz ve negatif etkilerden ve stresten nasıl korunabileceğimiz hakkında işimize yarayabilecek olan bazı yöntemler üzerinde duracağız. Read more…
Kategoriler: Farkındalık Etiketler:
Negatif Duygulardan Özgürleşmek
Negatif Duygulardan Özgürleşmek
Negatif duygulara, titreşim hakkında bildiğimiz şeylerin ışığında bakarsak, rahatsız ve asabi olmanın, bunalmış bir ruh halinin ve kıskançlık gibi duyguların neden sağlığımıza zarar verdiklerini anlamak hiç de zor olmaz. Öfke ve heyecan duyguları, vücudumuzdaki titreşimlerin şiddetini artırır ve bizi normalin dışında bir duruma götürürler. Mesela öfke, karaciğerimize zararlı olabilir. Doğu Tıbbı’nda, öfke duygusuyla karaciğer hastalıkları arasında doğru bir orantı bulunduğu yüzlerce yıldır kabul edilegelmektedir. Öfke duygusunun karaciğerimizdeki hücreleri öldürdüğü bilinmektedir. Bu da, öfkeli kişilerde siroz ve hepatit gibi hastalıklara daha sık rastlanmasının en belli başlı nedenidir. Read more…
Kategoriler: Farkındalık Etiketler:
Baskılamak Yahut Dönüştürmek: İnsan Olma Özgürlüğü – Osho
Baskılamak Yahut Dönüştürmek
İnsan Olma Özgürlüğü
İnsan enerjilerini baskılayabilen -yahut dönüştürebilen- yegane varlıktır. Başka hiçbir varlık bunu yapamaz. Baskılamak ve dönüştürmek insanın kendisi hakkında yapabileceği bir şey anlamındaki aynı olgunun iki yüzü olarak var olur.
Ağaçlar vardır, hayvanlar vardır, kuşlar vardır ama onlar kendi varlıkları ile ilgili hiçbir şey yapamazlar, onlar onun parçasıdır. Onlar onun dışında duramazlar, onlar “yapan” olamazlar. Onlar kendi enerjileriyle öylesine bütünleşmişlerdir ki kendilerini ayıramazlar.
İnsan bir şeyler yapabilir. O kendisi hakkında bir şey yapabilir. O kendisini bir mesafeden izleyebilir; o kendi enerjilerine sanki onlar kendisinden ayrıymış gibi bakabilir. Ve o zaman o ya onları bastırabilir yahut onları dönüştürebilir. Read more…
Kategoriler: Farkındalık, Genel Etiketler:
Zihin hapishanesinden kaçış – Mustafa Kartal
Zihninin bir hapishane olduğunu ve sadece düşünebildiği kadarı ile sınırlı bir hapishane de yaşadığını çok az kişi bilir. Görebildiğimiz, duyabildiğimiz, temas edebildiğimiz kadarı ile sınırlı bir zihin hapishanesinde, ötesi hakkında bir fikrimizin bile olmadığı, daha fazlasının olabileceğini hayal bile edemediğimiz bir hapishanede yaşıyoruz. Sınırlarını kendimizin belirlediği, inançlarımızla ve kabullerimizle duvarlarını kendimizin ördüğü ve dışarı çıkmamak için kendi kendimize yasaklar koyduğumuz bir hapishanede yaşıyoruz. Read more…
Kategoriler: Farkındalık Etiketler: