YAŞAMAYA DEĞER BİR HAYAT (Işığı arayanların karanlık yanı kitabından)
YAŞAMAYA DEĞER BİR HAYAT
Hayallerinizi gerçekleştirmek onların gerçekte ne olduklarını keşfetmek gibi zor bir işle başlar. Çocukluğumuzda biz anne-babalarımızı ve öğretmenlerimizi izleriz. Çoğumuz okulda hangi dersleri alacağımız konusunda onların rehberliğini ve bilgeliğini kabul ederiz. Onlar bizim boş zamanımızı dolduran hobilerimiz ve sporlarımızla ilgili seçimlerimizi etkilerler. Biz büyüdüğümüzde çoğunlukla kariyerimizi ve eşimizi büyüklerimiz tarafından oluşturulan ideallere dayanarak seçeriz. Ama hangi noktada biz bu dış sesleri dinlemeyi bırakıp içsel rehberliğimize kulak veririz? Ne zaman üzerinde bulunduğumuz yolun belki de gerçekte bizim yolumuz olmadığına karar veririz? Yaşamımızda bir şeylerin eksik olduğunu hissetmemizin nedeni bu olabilir mi?!! Read more…
Kategoriler: Farkındalık, Genel, Kitap özetleri, Spiritüel Etiketler:
IŞIĞINIZIN PARLAMASINA İZİN VERMEK (Işığı arayanların karanlık yanı kitabından)
IŞIĞINIZIN PARLAMASINA İZİN VERMEK
‘Bizim en derin korkumuz yetersiz olmak değildir. En derin korkumuz ölçüsüz bir biçimde güçlü olmaktır.’ der Marianne Williamson Sevgiye Dönüş kitabında. ‘Bizi en çok korkutan şey karanlığımız değil ışığımızdır. Biz kendi kendimize ‘Ben kimim ki zeki güzel yetenekli ve muhteşem olayım?’ diye sorarız. Aslında siz kimsiniz ki öyle olmayasınız? Siz Tanrı’nın çocuğusunuz. Sizin küçük oynamanızın dünyaya bir yararı olmaz. Diğer insanlar sizin yanınızda kendilerini güvensiz hissetmesinler diye büzülüp sinmeniz aydınlanmış bir davranış değildir. Siz içinizdeki Tanrı’ nın ihtişamını tezahür ettirmek için doğdunuz. O sadece bazılarınızda değil herkeste bulunur; ve biz ışığımızın parlamasına izin verdiğimizde bilinçsiz olarak diğer insanların da aynı şeyi yapmalarına izin veririz. Biz korkumuzdan özgürleştiğimizde mevcudiyetimiz otomatik olarak başkalarını da özgürleştirir.’ Read more…
Kategoriler: Farkındalık, Genel, Kitap özetleri, Spiritüel Etiketler:
KENDİNİZİ YENİDEN YORUMLAMAK (Işığı arayanların karanlık yanı kitabından)
KENDİNİZİ YENİDEN YORUMLAMAK
Şifalandırılmadan bırakılırsa geçmişimiz yaşamımızı yıkıma uğratır. O bizim kendimize özgü armağanlarımızı yaratıcılığımızı ve yeteneklerimizi gömer. Ve bu yanlarımıza sahip çıkmazsak onlar içimizde durağanlaşıp atıl hale gelirler: biz onları dünyamızla uyum içinde değil dünyamıza karşı kullanırız. Biz dünyanın bizi deli ettiğini dünyayı değiştirmek istediğimizi eğer dünya farklı olsaydı hayallerimizi gerçekleştirebileceğimizi düşünürüz. Oysa değişmesi gereken bizizdir. Biz ısrar etmediğimiz için içimizdeki Tanrı kuvvetini onurlandıramadığımız için kendimize kendimizi gerçekten arzu ettiğimiz gibi ifade etme özgürlüğü vermediğimiz için kendimize kızarız. Read more…
Kategoriler: Farkındalık, Genel, Kitap özetleri, Spiritüel Etiketler:
KARANLIK YANINIZI BENİMSEMEK (Işığı arayanların karanlık yanı kitabından)
KARANLIK YANINIZI BENİMSEMEK
Çoğumuz iç huzurunu deneyimlemeyi özleriz. Bu yaşam boyu süren bir arayış tüm varlığımızı kucaklayıp benimsemeyi gerektiren bir hedeftir. En nefret ettiğimiz niteliklerimizin bile armağanlarını keşfetmek sadece derin bir dinleme ve öğrenme arzusunu işlevsiz yargıları ve inançları bırakmaya gönüllü olmayı ve kendimizi daha iyi hissetmeye hazır olmayı gerektiren yaratıcı bir süreçtir. Gerçek benliğimiz yargılamaz. Sadece korku-güdümlü ego’muz bizi korumak için yargıları kullanır. Bu ironik biçimde kendimizi idrak etmemizi engelleyen bir korumadır. Biz korktuğumuz her şeyi sevmeye hazır olmalıyız. ‘ acılarım dünyanın ışığını gizler.’ der Mucizeler Kursu. Read more…
Kategoriler: Farkındalık, Genel, Kitap özetleri, Spiritüel Etiketler:
BEN O’ YUM (Işığı arayanların karanlık yanı kitabından)
BEN O’ YUM
Sahiplenmediğimiz tüm veçhelerimizi ortaya çıkardığımızda sürecin ikinci aşamasına geçmiş oluruz ki bu aşama tüm bu özellikleri sahiplenmeyi içerir. Sahiplenmek derken bir niteliğin size ait olduğunu kabul ve tasdik etmeyi kastediyorum. Şimdi tüm benliğimizin hoşlandığımız ve hoşlanmadığımız yanlarımızın sorumluluğunu üstlenmeye başlayabiliriz. Bu noktada siz tüm veçhelerinizden hoşlanmak zorunda değilsiniz sadece onları kendinize ve başkalarına karşı kabul ve tasdik etmeye gönüllü olmanız gerekir.
Kendinize sorabileceğiniz 3 yararlı soru şudur:
Geçmişte bu davranışı hiç sergiledim mi?
Şimdi bu davranışı sergiliyor muyum?
Farklı koşullar altında bu davranışı sergileyebilir miyim? Read more…
Kategoriler: Farkındalık, Genel, Kitap özetleri, Spiritüel Etiketler:
GÖLGENİ TANI KENDİNİ TANI (Işığı arayanların karanlık yanı kitabından)
GÖLGENİ TANI KENDİNİ TANI
Her birimizin içinde bir altın hazine yatar. Bu altın öz bizim saf ve muhteşem açık ve ışıldayan ruhumuzdur. Ama bu altın katı bir kil tabakasıyla kaplıdır. Bu kil tabakası bizim korkumuzdan kaynaklanır. O bizim toplumsal maskemizdir o bizim dünyaya gösterdiğimiz yüzümüzdür. Gölgenizi ortaya çıkardığınızda maskeniz de ortaya çıkar. Bu maskeye sevgi ve şefkatle bakmamız gerekir çünkü onun ardında neyi sakladığımızı anlamakta büyük bir yarar vardır. Read more…
Kategoriler: Farkındalık, Genel, Kitap özetleri, Spiritüel Etiketler:
KENDİMİZİ HATIRLAMAK (Işığı arayanların karanlık yanı kitabından alıntı)
KENDİMİZİ HATIRLAMAK
Projeksiyon (başkalarına yansıtma) çoğumuza okulda öğretilmemiş büyüleyici bir deneyimdir. O kendi bilinçdışı davranışımızı istemdışı olarak başkalarına yansıtmaktır böylece sonuçta bu nitelikler bize diğer insanlarda var gibi görünür.
Kendi duygularımız ya da kişiliğimizin kabul edilemez yanları hakkında endişeye kapıldığımızda bu nitelikleri -bir savunma mekanizması olarak- dış nesnelere ya da diğer insanlara atfederiz. Örneğin başkalarına karşı pek hoşgörü göstermediğimizde büyük olasılıkla kendi aşağılık duygumuzu ona atfetmekteyizdir. Elbette daima bu projeksiyonumuzu davet eden bir ‘kanca’ vardır. Başka insanlardaki bazı kusurlu nitelikler bizim dikkatimizi çekmek isteyen bazı veçhelerimizi aktive eder. Böylece kendimizde sahiplenmediğimiz her şeyi başka insanlara projekte ederiz. Read more…
Kategoriler: Farkındalık, Genel, Kitap özetleri, Spiritüel Etiketler:
Işığı Arayanların Karanlık Yanı Kitabından Alıntılar
John Welwood Sevgi ve Uyanış adlı kitabında içimizdeki dünyayı tasvir etmek için bir şato benzetmesini kullanır. Uzun koridorları ve binlerce odası olan muhteşem bir şato olduğunuzu hayal edin. Şatonun her odası mükemmeldir ve özel bir armağana sahiptir. Her bir oda farklı bir veçhenizi temsil eder ve tüm o mükemmel şatonun ayrılmaz bir parçasıdır.
Bir çocukken siz şatonun her bir köşesini utanmadan ya da yargılamadan araştırdınız. Bu ister bir salon ister bir yatak odası ister bir banyo ya da kiler olsun her bir odayı sevgiyle kucakladınız. Her oda kendine özgüydü benzersizdi. Şatonuz ışık sevgi ve harikalarla doluydu.
Sonra bir gün biri şatonuza gelip size odalarınızdan birinin kusurlu olduğunu onun kesinlikle sizin şatonuza ait olmadığını söyledi. O eğer kusursuz bir şatoya sahip olmak istiyorsanız bu odanın kapısını kapatıp kilitlemeniz gerektiğini bildirdi. Siz sevilmek ve kabullenilmek istediğinizden hemen o odayı kapattınız. Zaman içinde giderek daha çok insan şatonuza geldi. Hepsi size odalarla ilgili kendi kanılarını bildirip hangilerinden hoşlanıp hangilerinden hoşlanmadıklarını söyledi. Ve yavaş yavaş siz birbiri ardına kapıları kapattınız. Harika odalarınız kapatıldılar ışıksız bırakılıp karanlığa gömüldüler. Böylece bir kısırdöngü başladı. Read more…
Kategoriler: Farkındalık, Genel, Kitap özetleri, Spiritüel Etiketler: